argentum
29.06.09, 10:51
Çocukluğum ne güzeldi, Ortaköy sahili, kuruçeşme balıkçıları. mantığı çok basitti senden önce gelenlerin kovalarına bak; istavrit tutmuşlarsa tüylü çapariyi tak, yoksa elinle duvar dibinden midye çıkar izmarite olta salla. Yemliyi fazla dibe indirme, çünkü iskorpit gelir. Makina devrini bilmezdim kamış bildiğin kamıştı spin, surf anlamazdık. Teleskopik olanlar çantaya girdiği için tabi ki daha iyiydi. Hatta bir ara lüfer boldu ve oradaki bir oltacı lüfer oltası hazırlayıp vermişti ama çok teferruatlı geldiği için baba oğul bu teferruatlı av tekniğini benimsememiştik. Babam devlet memuru olduğu için balıkçılıkla ilgili temel bir prensibi vardı. "Balık için harcadığın para tuttuğun balığın maddi değerini (fazla) geçmemeli". Sonra okulların ağırlaşması iş hayatı derken boğaz baklıkçılığından taamen uzaklaşmıştım.
Bir gün yakın bir arkadaş olta makinaları, kamışlar birşeyler anlatmaya başladı. Öbür arkadaş hafta sonu tuttuğu balıklarla mail tacizine başladı. Derken forumlar, balık dostları. 3. gün elimde iki parçalı spin kamış, silikon yem, 5. gün iki sahte balık... 1 hafta geçmemişti balsa ağacından yaptığım sahteyi evin küvetinde deniyordum. Eşim dürtüyor "ne zaman tutacaksın peki diye" tutar mıyım bilemem. daha da denemedim adam akıllı, "Ruhsal Olgunlaşma" sürecindeyim. Mikrobu bulaştıran arkadaş da aynı fikirde, "iş balık tutmak değil, yolculuğun kendisi"...
Zaten bu deniz denen meretin tuzundan mı nedir bilinmez, muhabbeti bol oluyor.
Cümleten Merhabalar
Bir gün yakın bir arkadaş olta makinaları, kamışlar birşeyler anlatmaya başladı. Öbür arkadaş hafta sonu tuttuğu balıklarla mail tacizine başladı. Derken forumlar, balık dostları. 3. gün elimde iki parçalı spin kamış, silikon yem, 5. gün iki sahte balık... 1 hafta geçmemişti balsa ağacından yaptığım sahteyi evin küvetinde deniyordum. Eşim dürtüyor "ne zaman tutacaksın peki diye" tutar mıyım bilemem. daha da denemedim adam akıllı, "Ruhsal Olgunlaşma" sürecindeyim. Mikrobu bulaştıran arkadaş da aynı fikirde, "iş balık tutmak değil, yolculuğun kendisi"...
Zaten bu deniz denen meretin tuzundan mı nedir bilinmez, muhabbeti bol oluyor.
Cümleten Merhabalar